BAŞBAKAN’IM ADANA’NIN BÜYÜK SORUNLARI VAR
Değerli başbakanım, Türkiye’nin ışıldayan kentlerinin başında gelen Adana’nın çözüm bekleyen büyük sorunları var bugün. Çağın yeniliklerinden olan METRO Adana ulaşımını rahatlatmadığı gibi Metro’nun faizli borcu Adana Büyükşehir Belediyesinin hizmet yapamamasının ana nedeni oldu. Her ay Büyükşehir Belediyesi kasasına girecek paranın büyük bir kısmı kaynağında Metro borcu olarak kesilince, Adana Büyükşehir Belediyesi Adana’ya yapması gereken hizmetleri yapamaz oldu maalesef. Bu konuda verilmiş olan Metro Ulaştırma Bakanlığına bağlanacak sözü de gerçekleşmeyince, Adana Büyükşehir Belediyesi üvey evlat misali kaderine razı olarak beklemeyi tercih etti. Ak Parti İl Teşkilatının 4. Olağan Kongresi için Adana’ya gelmenizi Adana’nın şansı olarak görüyorum. Bunun nedeni, Adana için daha önce açıkladığınız projelerin, yapılıp yapılmadığını yerinde görüp, neden yapılmadığını ilgililere sorarak, Adana’ya sahip çıkarsınız. En azından ben böyle düşünüyorum bir Adanalı olarak. Değerli Başbakanım Adana gibi sanatın yeşerdiği, sanatçının çoğaldığı bir büyük kentte hala bir Kültür Sarayı sorunu çözülemedi. Bizzat zatialiniz Adana halkına müjde olarak duyurdunuz, Adana’ya Kültür ve Kongre Merkezi yapılacağını ama bu çok önemli konuda umut olacak en ufak bir adım dahi atılmadı. İşsizlikte Türkiye şampiyonluğunu hiç bir kente kaptırmayan Adana, Yeni Teşvik Yasasında da zarara uğrayan kent oldu maalesef. Trafik sorununa kısmen de olsa çözüm getirecek projesi bugün Yüreğir İlçe Belediye Başkanı Mahmut Çelikcan tarafından “Karayolları Genel Müdür Vekilliği döneminde” yaptırılmış olan Güney Çevre Yolu da açılmadı maalesef. Bu konuda Adana için çok önemli sorunların başında gelmekte ve sadece yapılacağı söylentileriyle Adana Kamuoyu avutulmaktadır. Hızlı Tren Projesi’nin Adana’yı da kapsamayacağını Adana Kamuoyu biliyor ve bu konuda ısrarcı da olmuyor. Ancak hava taşımacılığı için çok önemli olan Adana Şakirpaşa Havaalanı için yapılması gereken iyileştirme çalışmalarının başlatılmaması haklı olarak verilen sözler unutuluyor mu sorularını gündeme getirerek kafaları karıştırıyor. Muhterem Başbakanım Türkiye’nin Başbakanı olmak kolay bir görev değil, bunu biliyoruz. Ancak, uygulamalara baktığımızda, Ak Parti hükümetlerinde bölge kentleri itibarıyla Adana’nın üvey evlatlıktan kurtulamayan ve şansı gülmeyen kent konumunda bırakıldığını bilmenizi isterim. Ak Partiye her seçimde görevini fazlasıyla yapan Adana’ya bir bakanlık verilmesi çok üzücüdür maalesef. Bugünkü kabineniz de; Gaziantep, Hatay ve Mersin’in bakanları var, Adana beklemede. Bundan önceki hükümetlerde de Adana’nın talihsizliği bugünkü gibiydi. Bu tabloya baktığımızda, Adana borcu olmayan ama Ak Partiden bölgede alacağı olan tek kent konumundadır. Misafirperverliğiyle haklı olarak ün yapmış Adana’ya bu defa gelişiniz Adana’nın şansı olur diye düşünüyoruz ve de bekliyorum. Büyük sorunları olan Adana’nın acil çözüm bekleyen sorunları, vereceğiniz talimatlarla çözülürse, vefalı Adana halkı size duyduğu saygının boş olmadığını anlar ve ak oylarını doğru kullanmış olmanın gururunu yaşar, değerli Başbakanım. Bunu özellikle bilmenizi isterim.
Öte yandan Ziyaettin Yağcı’ya gelince; Soyadı yağcı olan Ziyaettin Yağcı, yağcılığı bilmeyen, uzlaşmacı tavrıyla, Adana’ya yakışan bir gerçek beyefendidir. Yeniden Ak Parti Adana İl Başkanlığına aday olması, Adana’nın şansıdır. İnsana insan olduğu için değer veren Ziyaettin Yağcı Adana ve Ak Partiye faydalı hizmetler verecektir dün olduğu gibi. Yeniden aday olmasını Adana’nın şansı olarak görüyorum. Allah utandırmasın ve kazanan Adana olsun, temennisinde bulunuyorum.
Çağın getirdiği tüm yeniliklere sahip olan Türkiye’de şiddet önlenemiyor maalesef. Bu konuda her gün onlarca olay yaşanıyor ama Gaziantep’te yaşanan Dr. ERSİN ASLAN’ın bir hasta yakını tarafından hastane binası içinde, kendisine ait dinlenme odasında, hunharca öldürülmesi, bardağı taşıran damla oldu. Hunharca öldürülen Dr. ERSİN ASLAN 30 yaşında iyi yetişmiş bir kalp uzmanı. Türkiye Cumhuriyeti Devleti Dr. ASLAN’ı yetiştirmek adına üzerine düşeni yapmış, ailesi yememiş içmemiş yavrularının iyi bir eğitim almasını sağlamış ve iyi yetişmiş bir uzman hekim olarak Türkiye Cumhuriyeti Devletine ve ailesine borcunu ödemek durumundayken Dr. ERSİN ASLAN’ın bir hasta yakını tarafından hunharca öldürülmesi Türkiye’de şiddetin önlenmediğini ve can güvenliğinin olmadığını gösteriyor maalesef. Dr. ERSİN ASLAN’ın öldürülmesinde ateş düştüğü yeri yakmadı, Ateş Türkiye’yi yaktı bana göre. Türkiye’yi yönetenler şapkalarını önlerine koyup düşünmeliler. Bu çağda, bu cennet vatanda şiddet ve korku neden önlenemiyor diye. Duyarlı davranan tüm vatandaşlar Dr. Ersin ASLAN’ın hunharca öldürülmesini içlerine sindiremediler. Sağlık çalışanları can güvenliğimiz yok diyerek, üzerlerine düşen demokratik tepkiyi, uygarca gösterdi haklı olarak ve durum devam ediyor. Dr. Ersin ASLAN bu ülkenin çok iyi yetişmiş bir evladıydı. Cenaze törenine Türkiye’nin Başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan katılmalıydı. Hem de beraberinde bakanlarıyla. Artan şiddete karşı olduğumuzun yoluydu bu. Egemenlik bayramının 92. Yılını kutladığımız bu günlerde, çocuklarımızı iyi yetiştirmenin önemini milletçe bir defa daha düşünmeliyiz. Her aile için çocukları en değerli varlıklardır. Bu varlıklar gelecek asırlara göre yetiştirilirlerse; başta şiddet olmak üzere, arsızlık ve de hırsızlıklar olmaz. Geçen hafta içerisinde, kutlu doğum haftası etkinlikleri için Adana’yı onurlandıran Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Sayın Mehmet Görmez, Adana İl Müftülük binası temel atma töreninde yaptığı konuşmada, adana da bizim teşkilatımıza mensup 2 bin görevli görev yapıyor, bu bereketli kentte sokak çocukları varsa, biz birinci derece de sorumluyuz dedi. Sayın Görmez’in duyarlılığına şapka çıkarmak gerekir çünkü sokak çocuğu suç işlemeye en yakın konumdadır. Bunu bilen ve gören Diyanet İşleri Başkanı çocuklarının sokağa düşmelerinin önlenmesini kendi teşkilatına mensup olan din görevlilerinden öncelikle istemesi, üzerinde ısrarla durulması gereken bir konudur. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara verdiği önemi anlatan haftayı Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak kutladığımız bugünlerde, çocuklara kazandırmamız gereken güzel alışkanlıkların neler olduğunu anne ve babalar olarak iyi düşünmeliyiz. Çocuk terbiyesini, çocuk yetiştirmeyi yeniden gözden geçirmeliyiz. İşi devlete bırakmadan ve çocukları sokak serserisi yapmadan, ailesine, çevresine ve devletine, milletine nasıl çok faydalı insan yapabiliriz fikri, her anne ve babanın öncelikli fikri çalışması olmalıdır. Sokakta yaşanan şiddeti önlemenin ilk yolu, çocuklarımıza aile olarak sahip çıkmak, onları HZ. Ali efendimizin buyurduğu gibi, bu güne göre değil, gelecek asra göre yetiştirmekten geçer. Öte yandan Adana Valiliğinin sokak çocukları adına yaptığı, uyguladığı projeler örnek alınacak olunursa Türkiye de durmayan şiddet hareketleri de frenlenebilir. Adana Valisi Sayın Hüseyin Avni Coş adına sokak çocuklarına sahip çıkan Adana Vali Yardımcısı Halis Arslan sokak çocuklarının örnek babası olarak Adana da çok büyük hizmetler yaptı ve de yapıyor. Şahin kuşunun avına sündüğü gibi, Halis Arslan’da sokak çocuklarının iyi yetişmeleri için görevine sürekli koşuyor. Bu anlayış sokak çocuklarını sporda, eğitimde, sanatta ve kültürde başarıya taşımanın yanında Adana’yı diğer kentlere örnekte yaptı denebilir. Helal olsun Sayın Coş ve Sayın Arslan’a onlar varken sokak çocukları öksüz kalmadılar, kalmazlar da ve en önemlisi geleceklerinden endişe etmeden topluma faydalı olmak arzusuyla yaşamayı benimsemiş olmalarıdır.
Adana Türkiye’nin çok önemli kentlerinden birisidir. Kuzeyinde Toros dağları Güneyinde ise Akdeniz’e uzanan Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin suladığı çok verimli topraklarıyla Türkiye’yi besleyen Çukurova Adana’nın iş, aş konusunda yıllarca merkez olmasını sağlamıştır.
Türkiye’nin en değerli valileri tarafından yönetilen Adana bu konuda şanslı illerden birisidir. Aynı şans İl ve İlçe müftüleri noktasında da daima Adana’dan yana olmuştur. Nitekim rahmetle andığımız Süleyman TEKİN, Mehmet Nuri ÖNER, İsmet SELİM, Hayatta olanlara da gelince Mehmet BARIŞ, İsmail CANBOLAT ve bugün tarafınızdan atanan Arif GÖKCE Adana için yapılması gereken Diyanet işleri ile ilgili tüm hizmetleri kendileriyle yarışırcasına yaptılar. Adana Valisi Sayın Hüseyin Avni COŞ ile birlikte temelini atacağınız Adana İl müftülüğü külliyesi Mehmet BARIŞ ve İsmail CANBOLAT’IN başarılı çalışmaları ile Adana il müftülüğüne kazandırıldı ve bugünde Adana il Müftüsü Arif GÖKCE’NİN gayretleriyle temeli atılıyor Allah hayırlı etsin.
Adana merkez ilçeleri başta olmak üzere Kur’an Kursları ile Güneyde ışıldayan bir kenttir. Sadece Seyhan İlçede 1750 Kur’an Kursu öğrencisinin bulunması Seyhan ilçenin ve Adana’nın bu konuda ne kadar başarılı olduğunu anlatmaya yeter ve de artar. Seyhan İlçe Müftüsü Halil UZUN, Çukurova ilçe müftüsü Abdullah DEMİR, Yüreğir ilçe müftüsü Mehmet GÖK ve Sarıçam ilçe müftüsü Murat DEMİR İl müftüsü olma bilgi birikimlerine sahip oldukları için Adananın Şansı olarak Adana halkı tarafından değerlendirilirler.
Değerli Diyanet İşleri Başkanım bulunduğunuz makamı temsil etmenizden bir din kardeşiniz olarak duyduğumuz mutluluğu ifade edecek kelimeler bulamıyorum. Bu göreve atandığınızda Televizyon ekranından size Cübbenizi ve Sarığınızı büyük bir hoşgörüyle giydirme güzelliğini Televizyon aracılığıyla Tüm kamuoyuna yaşatan Diyanet işleri eski başkanı Sayın Prof. Dr. Ali BARDAKOĞLU’na da Allah ömürler versin diyerek şahsınızda duyduğum derin saygıyı ifade etmenin mutluluğunu yaşıyorum. Muhterem Diyanet işleri başkanım Adana gibi bir büyük kente sizden öncede Aynı görevi yapan Sayın Mehmet YILMAZ gelmişti Muhterem YILMAZ’DA Bugün ibadete açık olan KADEMOĞLU Camisinin Temelini atarak Adana halkını sevindirmişti. Kutlu Doğum haftasında zatıalinizin de Adana Valisi Sayın Hüseyin Avni COŞ’UN davetine icabet ederek Adana da olmanız Adana haklı için bir onurdur. Bu duygularla zatıalinize önce saygılarımı arz ederek güzel ADANA’MIZA hoş geldiniz diyorum. Tabi Allah sizi korusun dileklerimle.
Geçen hafta Cuma günü Adana’daki bütün camilerde, İmam Hatiplerin okuduğu Cuma hutbesi, içeriği bakımından vicdanlara seslenen, kapanan yardım etme gözlerini yeniden açan çok önemli ve de sosyal içerikli oluşu itibariyle de mükemmeldi.
Benim kutsal topraklarda bulunduğum dönemde, yani geçen ay Adana’da bir anne geçim sıkıntısından çocuklarının karnını doyuramadığı ve ısıtamadığı için kendini asarak hayatına son vermiş. Bu çok önemli konuyu dini ve vicdani sorumluluk duyan insanlarla paylaşmak isteyen Adana İl Müftülüğünü kutluyor ve de ayakta alkışlıyorum. Biz Müslümanlar “komşusu aç iken tok yatan bizden değildir” buyuran bir yüce peygamberin ümmetleriyiz. Fakir ve yoksulluğunu gizlemişse de olsa, kendini asan annenin içerisinde boğuştuğu sıkıntıları komşuları fark ederek, bu anneye yardım ellerini uzatmalıydılar. Bu husus yapılmadığı için, çaresizliğe yenik düşen anne, çözümü kendini asmakta bulmuş. Allah taksiratını affetsin. Bu çok önemli konuda, bir önemli husus daha var. Kendini asan anne, Adana Valiliğine veya mahallesinin bağlı olduğu kaymakamlığa fakir olduğu için başvuruda bulunmuş olsaydı, Valilik Sosyal Dayanışma Vakfı veya Kaymakamlık Sosyal Dayanışma Vakfı, bu anne ve çocuklarına Devletin sıcak kapısını sonuna kadar açarlardı. İşte bu nokta da kız çocuklarının eğitimi öne çıkıyor. Şayet kendini asan anne, eğitimli olsaydı, yazacağı bir dilekçeyle, Devleti temsil eden makamlara haklı başvurusunu yapar ve hakkı olan yardımı alarak hem çocuklarını doyurur hem de ısıtırdı. Bu vicdanlara seslenen hutbeyi dinledikten sonra, Adana valiliğine gittim.
Fakir fukaralara yardım etmekte kendisiyle yarışan Adana Valisi Sayın Hüseyin Avni Coş, bir cenaze törenine katıldığı için makamında yoktu. Değerli Özel kalem Müdürü Vahdettin Sakallı ile bu konunun devamını konuştum. Adana Valiliği çocuklara ve baba’ya gereken tüm yardımları anında yapmış ve çocukların eğitimini üstlenmiş. Yani ilk fırsatta yapılacak olanları yapmış ve Devlet kapısının da onlara her zaman yardım için açık olacağını bildirmiş. Allah var Adana Valisi Sayın Hüseyin Avni Coş yardım etme konularında, Devletin cömert ve gülen yüzü olarak davranışlarıyla kendisiyle yarışan çok önemli bir Vali’dir. Yeter ki konu doğru olarak Vali Bey’e duyurulsun, sonrası istenilenden de güzel olarak ve de bekletilmeden yerine getiriliyor. Allah Devletimize zeval vermesin sözüyle bu önemli konuyu noktalıyorum ama yüreğim sızlayarak…
HAFIZ KIZLARIMIZ TAÇLANDILAR
Seyhan İlçe Müftüsü ve yetişmiş ekibinin Seyhan Belediyesi Kültür sarayında, Hafız kızlarımızın taç giyme merasiminde bende bulundum. Doğruyu yazmak gerekirse, hafız kızlarımız için düzenlenen tören, Kutlu Doğum Haftası öncesinde, mükemmelin de mükemmeliydi. Hacı Menekşe Hatun Kız kuran kursundan başarıyla mezun olan “hafız olan” 6 genç kızımız için düzenlenen törende konuşan İl Müftüsü Arif Gökçe, Seyhan İlçe Müftüsü Halil Uzun ve Adana’nın ünlü iş adamı Nazım Turgut, hafızlığın önemini törene katılanlara çok iyi anlattılar. Bu törenin muhteşem geçmesinde Seyhan İlçe Müftülüğüne bağlı yetişmiş elemanların üstün görev anlayışları yanında, Hacı Menekşe Hatun Kız Kuran Kursu Müdiresi Remziye Aydın’ın sunum ve şiir okumada ki başarısını da takdir etmek gerekir. Allah için Remziye Aydın yaptığı görevleri profesyonellere taş çıkartırcasına güzel yaptı, helal olsun. Hafızlık mertebesini yakalama başarısını gösteren Hatice Arı, Sümeyye Dal, Fatma Zabun, Fatma Yılmaz, Bahtiyar Apuhan ve Seda Çakmak ise kendileri için düzenlenen taç giyme merasiminin farkında oldukları için çok heyecanlıydılar. Hafız olmanın mutluluğunu yakalayan 6 genç kızımızı törene katılan herkes kutladı, tabi ki bende. Allah bundan sonraki yaşamlarında hafız kızlarımızı, onları yetiştirenleri, onlara sahip çıkanları taçlandırsın diyerek bu özel töreni noktalıyorum…
Adana bürokratlar için çok önceliği olan kentlerin başında gelir. Adana’da görev yapan bürokratlar tayinleri çıktığında Adana’dan ayrılırlar ama gönülleri Adana’da kalır. Bugün siz değerli okurlarımıza gönülleri Adana’da kalan 2 değerli bürokrattan bahsedeceğim. Bu değerli bürokratlar DSİ 6. Eski Bölge Müdürü Sayın Numan Doğan Gündüz ile Adana eski İl Milli Eğitim Müdürü Sayın Abdulgaffur Büyükfırat’tır. Sayın Gündüz bugün Urfa’da Sayın Büyükfırat’ta Nevşehir’de görevlerini yapıyorlar. Bu çok değerli bürokratlarla Adana’da görev yaptıkları yıllarda başlayan dostluklarımız bugünde aynı güzellikte devam ediyor.
Sayın Numan Doğan Gündüz’ün Dostluk barajı için geceli gündüzlü yaptığı çalışmaları yakınen bilenlerdenim. Bugün düşman kardeşleri oynayan Suriye ile Türkiye arasında bir çok sorunu çözecek olan Dostluk Barajı’nın projesinin hazırlanmasında, temelinin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Suriye Başbakanı Sayın Naci Utri tarafından atılması aşamalarında, Sayın Gündüz Suriye ile Türkiye arasında mekik dokuyan ama başarıyı da kusursuz yakalayan Bölge Müdürü oldu. Çok önemli olan bu projenin inşaatına başlanacağı sırada, Suriye’de Arap baharı hareketleri başladı ve Türkiye ile Suriye arasında yaşanan dostluk, Arap baharı hareketlerinden zarar gördü. Türkiye-Suriye dostluğu zarar görünce de; Dostluk Barajı inşaatı başlamadı ve şimdilik Dostluk Barajı projesi askıya alındı. Askıya alınan bu büyük projede, üzerine düşen görevlerin fazlasını geceli gündüzlü çalışarak yapan ise, Sayın Numan Doğan Gündüz’dü. Adana’da Milli Eğitim sorunları kördüğüm olduğu bir dönemde Adana’ya atanan Sayın Abdulgaffur Büyükfırat, elinde sihirli değnek varmış gibi, kördüğüm olan sorunları bir bir çözerek Hakkari, Şırnak gibi kentlerle yarışan Adana’yı yeniden İzmir, Bursa, Konya gibi yarışan kent yaptı. Önce Adana’yı ikinci evleri gibi kullanan Bakanlık Müfettişlerinin Adana’yı su yolu yapmalarını önledi. Adana valisi Sayın İlhan Atış’ın büyük desteğini arkasına alarak Adana’da okul müdürlerinin yerlerini değiştirdi. Hayır sahibi insanların kapılarını çalarak Adana’ya küçümsenmeyecek okullar ve derslikler kazandırdı. Okul öncesi eğitime verdiği önem, bugün yüce mecliste kanunlaşarak okula başlama yaşı 6 olarak resmiyet kazandı. Sayın Büyükfırat dönemi Adana Milli Eğitiminde başarı dönemi oldu. Yeni Öğretmenevinin kazanılmasında Sayın İlhan Atış’tan sonra en büyük pay Sayın Büyükfırat’ındır. Her iki değerli bürokrat, bugün Adana’da olmasalar da, onların gönülleri Adana’da ve bulundukları kentlerde de ilgilenmeyi sürdürüyorlar. Gönülleri Adana’da olan Sayın Gündüz ile Sayın Büyükfırat için yazılması gereken daha çok önemli hizmetleri var ama, bugünlük bu kadarla noktalamayı uygun gördüm.
Mescidi Nebide’deki ibadetlerimizi ve ziyaretlerimizi tamamladıktan sonra Mekke’ye hareket edeceğimizde çok ciddi otobüs sorunu yaşadık.Bizim Kafileyi Medine’den Mekke ye götürecek otobüs, görüntüsü itibarıyla servis dışı bırakılacak kadar bakımsız ve hurda idi. Bu otobüs bizim kafileyi Mekke’ ye götüremez düşüncesiyle Diyanet işleri başkanlığının Medine’deki temsilciliğini aradım karşıma telefonda adı Mehmet DOĞRU olan bir kardeşimiz çıktı otobüsün durumunu Mehmet DOĞRU kardeşimize anlattım ve gönderilen otobüsün kafilemizi Mekke’ye götüremiyeceğini, kendisinin veya göndereceği birinin gelerek hem otobüsü görmesini hem de yeni bir otobüs teminiyle kafilemizi yolcu etmesini istedim.Mehmet DOĞRU kardeşimizden aldığım cevap gerçekten çok enteresandı ve de üzücüydü.Bana otobüs şirketini aramamı önerdi.Bu öneri karşısında ben de biz otobüs şirketinin paralı misafirleri olarak Medine’de bulunmuyoruz. bizim muhatabımız Doğal olarak sizsiniz dediğimde Mehmet doğru kardeşimizden yine çok enteresan cevap aldım OTOBÜSÜNÜZ YOLDA KALIRSA BENİ ARAYININIZ oldu. Oy saki benim Kutsal Topraklara Diyanet işleri Başkanlığının yaptığı çok başarılı organizasyonlarla üçüncü gelişimdi. Her gelişimde gördüğüm yaşadığım Diyanet işleri görevlilerinin çok duyarlı davranışlarıydı. Ne yazık ki bunu üzülerek belirtiyorum Mehmet DOĞRU Bu güzelliklere gölge düşürdü.
Mecburiyet karşısında Her bakımdan dökülen Tasko otobüs Şirketine ait otobüsle Medine’den Mekkey’e hareket ettik. Otobüs mü kanı arabası mı olduğu belli olmayan sözde otobüs 85 Km Sonra istop etti maalesef. Otobüsü kullanan şöfor Şirketini, ben de Diyanet işleri başkanlığı görevlisi Mehmet Doğruyu aradım ve de yolda Kaldığımızı Bildirdim bu kardeşimizden aldığım cevap yine şaşırtıcı idi “BEN OTOBÜSÜ GÖRMEDİM Kİ” dedi Medine’den hareketimizden önce otobüsü görmesini istediğim görevli gelip görme yerine, şirketi aramamı söylediğini unutmuşçasına bir pişkinlik içerisinde size yeni bir otobüs gönderelim diyerek büyük ayıbını ve büyük kusurunu örtmeye çalıştı.Kafilemizin büyük çoğunluğu hanım kardeşlerimizden oluşmakta idi diyanet görevlisi Mehmet Doğru’nun duyarsızlığı yüzünden iki saat çölde otobüs bekledik.Tek şansımız grup başkanımız Kazım KARABEKİR VE Grup başkan vekili Mustafa KALEAĞASI’nın sabır telkin eden kutsal topraklarda sabırlı olmanın sevap olduğunu çeşitli misallerle anlatmaları ve Kafilemizi rahatlatmalarıydı.
İki saat sonra gelen otobüs ile gecikmeli de olsa saat 23.30 da Mekkede ki Otelimize “OTEL RAMADA”ya salimen ulaştık. Eşyalarımızı odalarımıza yerleştirdikten sonra başarılı hizmet veren hocalarımızın nezaretinde CENAB-I ALLAH’IN BENİM EVİMDİR DEDİĞİ Beytullah’a dualar eşliğinde girdik, Umre Tavafını yapıp namazlar kıldık, ,Sefa ile Merve arasında Sa’y yapıp traş olup otelimize dönüp ihramdan çıktık.Bundan sonrası ise her gün Beytullah’da namazlar kılarak tavaflar yaparak hocalarımızın önderliğinde Dini konularda yapmamız gereken ne varsa tamamını eksiksiz yaptık.Ayrıca yine Hocalarımızın nezaretinde İslamiyeti ilgilendiren Mekke ve Çevresinde görülmesi gereken kutsal yerleri ziyaret ederek. dualar ettik. Şurası bir gerçek ki, Hz Peygamber Efendimizin Mekanı bugün mezarı bulunduğu Mescidi Nebi ile Cenab-ı Allahın benim evimdir dediği Beytullah da yaşanan güzellikleri heyacanı,Anlatmak kağıt üzerine dökmek kesinlikle yetersizdir. Bana göre söylenmesi ve yapılması gereken ise, bu Kutsal toprakları gelip görüp ziyaret etmekle mümkündür diyerek sözlerimi noktalıyorum ve gelmek isteyen her Müslüman kardeşimiz için de Cenab-ı Allah’a yalvarıyorum bize yaşattığı bu güzelliği onlara da yaşatsın diye.
Üçüncü Tur Adana Kafilesi olarak kutsal topraklara Çukurova İlçe Müftülüğü murakıbı Kazım Karabekir AKBUDAK Başkanlığında Salih Bosna Camii İmam Hatibi Mustafa KALEAĞASI’NIN İkinci başkanlığında 183 Kişi Hz.Peygamber Efendimizin Davetine Uyarak Şakirpaşa Havalimanından Atlas Jet firmasıyla saat 18.00 de Adana’dan hareket ederek Medine havaalanına 20.30’da gayet güzel iniş yaparak Umre ziyaretimizin Güzel başlamış oldu. Her iki görevli de Medine Havaalanında gümrük işlemlerinin kolaylaştırılması noktasında bilen kişiler olarak ve en önemlisi Arapça konuşarak gümrükten sorunsuz geçişi sağladılar.Her zaman olduğu gibi Diyanet İşleri Başkanlığı Umre ziyaretin de bulunacak kardeşlerimizin rahat etmeleri noktasında Otel,yemek,her türlü içecek dahil tüm Konforu Umre ziyaretinde bulunan bizlerin hizmetine önceden yaptıkları çalışmalar sayesinde sundular.Gerek Kafile Başkanımız Kazım Karabekir AKBUDAK gerekse ikinci başkanımız Mustafa KALEAĞASI bu hizmetlerin yabancısı olmadıkları için güzelliklerle başlayan umre ziyaretimiz, Mescidi Nebevi ziyaretimizle adeta taçlandı.Mescidi Nebevi’de davetine uyarak geldiğimiz Hz Peygamber efendimizin önce evi daha sonra yanı başında bizzat bu mübarek insanında çalışarak yaptığı Mescidi Nebinin ilk hali sonrasında da bugün ziyaret ettiğimiz Kabrinin bulunduğu RAVZA-I MUTAHHARA’YI yol göstericisi Kafile başkanı ve yardımcısının verdiği bilgiler doğrultusunda göz yaşları içerisinde salavat getirerek üzerimizdeki selamları Hz.Peygamberimize duyurarak selamladık.
Umre kafilesi olarak biz Hz. Peygamber efendimizi göremesek de Hz. Peygamber efendimizin buyruğuna uyarak o mübarek insanın bizleri gördüğünü kabullenerek ziyaretin manevi mutluluğunu ve hazzını yaşadık. Aramızda benim gibi kutsal topraklara birden fazla gelmiş olan umre ziyaretçilerinin de dahi ilk defa geliyormuş gibi heyecan yaşanması kutsal toprakların ne kadar önemli olduğunu ve ziyaret edilmesi gerektiğini yaşayarak görmüş olduk. Kafile başkanımız Kazım Karabekir AKBUDAK Ve Mustafa KALEAĞASI RAVZA-İ MUTAHHARA hakkında CENNETÜL BAKİ hakkında umre kafilesine gereken tüm doyurucu bilgileri defalarca tekrarlayarak vermeleri umre kafilesini mutlu etti gerçekten. Hz. Peygamber efendimizin buyurduğu gibi “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu ?” Sözü kafilemizi yönetenlerin bilgi birikimi çok yeterli olduğu için bu umre ziyaretinde bir defa daha yaşandı. Sabah namazlarının Mescid-i Nebide hatimle kılınması Adana kafilesinde haklı olarak bir çağrışım yaptı. Bunun nedeni Adana Seyhan İlçe Müftülüğünde İlçe Müftüsü Halil UZUN’UN üç ay önce başlattığı HATİMLE SABAH NAMAZI kılınması Halil UZUN’UN takdirle anılmasına neden oldu. Mescid-i Nebi dışında Medine de görülmesi gereken dış ziyaret yerleri olarak adlandırılan başta yetmiş sahebenin şehit olduğu ve şehitlerin efendisi Hz. Hamza’nın da
Kabrinin bulunduğu Uhut şehitliği, Kuba mescidi, Mescid-i Kıbleteyn (iki kıbleli mescid), hendek harbinin yapıldığı Mescid-i Seb’a (Yedi mescidler), Mescid-i Cum’a’ziyaret edildi ve Medinedeki süre tamamlanarak gazeteci arkadaşlarımıza dostlarımıza ve akrabalarımıza dualar ettik. Gönlümüzü göz yaşları dökerek, Medine’den Mekke’ye tavaf yapma merkezi olan Beytullah’a Hocalarımızın söylediklerine harfiyen uyarak ve de ihrama girerek otobüslerle Umre yapmak üzere hareket ettik.Mekkedek i yaşayacağımız heyacan dolu güzellikleri daha sa yazmak üzere herkese merhabalar.
Adana müftüler konusunda daima çok şanslı kentlerin başında yer aldı.
Adana’nın bu şansı bugünde aynı güzellikle devam ediyor. Adana İl Müftüsü olarak Adana’yı tanımaya çalışan sayın Arif Gökce tam anlamıyla bir plan proje adamı, Perşembe günü yapması gerekenleri Çarşambadan planlıyor ve Perşembe günün sıkıntı yaşamadan uygulamaya kokuyor. Adana’da ilk önemli görev olarak Ramazanoğlu camii dedi. Daha sonra ilçe müftülüklerinde ihtisas komisyonları kurdurdu. Kutlu doğum haftası kutlamaları münasebetiyle vali beyin oluruyla kutlama komitesi oluşturdu ve yine vali beyin başkanlığında kutlu doğum platformu toplantısı yaptı. Adana’ya yakışır il müftülüğü binasının temel atma programını belirledi. Dünya kadınlar günün münasebetiyle “kadın aile içinde mutludur” konferansıyla, kadının öneminin iyi anlaşılmasına katkı sağladı ve istiklal marşımızın yazarı milli şair Mehmet Akif’i anma programıyla Adana il müftüsü ve müftülüğü olarak etrafına ışık saçarak yoluna dolu dizgin devam ediyor, hem de durmak yok diyerek. Seyhan ilçe müftülüğü ise, ilçe Müftüsü Halil Uzun yönetiminde, insanları hayran bırakan hizmetleriyle gerçekten hem ışıldıyor hem de örnek olmayı sürdürüyor. Halil Uzun’la başlayan örnek alınacak hizmetlerden bazılarına değineceğim. 24 Kasım’da kutlanan öğretmen gününde, Seyhan ilçede görev yapan kuran kursu öğretmenlerine, ilk defa öğretmenler günün kutlaması yapıldı. Bereket ayı kabul edilen Muharrem ayında Seyhan’da bulunan kuran kursları yarışırcasına aşure pişirdiler ve gönüllü bağışta bulunanların verdikleri paraları bir havuzda toplayarak, ilçe Müftüsü Halil Uzun vasıtasıyla Adana Valisi sayın Hüseyin Avni Coş’a ulaştırdılar. Vali beyin talimatları doğrultusunda aşure bereketiyle toplanan para, Van depremzedelerine 5 bin metre halı olarak döndü. Dünya çalışan kadınlar günü münasebetiyle Seyhan ilçe müftülüğünde görev yapan “aile ve kadına yönelik din hizmetleri komisyonu, mas kebap salonunda muhteşem bir etkinlik düzenleyerek, İl Müftüsü sayın Arif Gökce ile Seyhan İlçe Müftüsü Halil Uzun ve eşini de davet ederek yaptıkları güzelliği taçlandırdılar. Benimde davetli olduğum bu etkinliği düzenleyen komisyonun başkanı Sevgi Oğuz ve yönetim kurulununda yer alan Mahmut İnan, Zübeyde Ünverdi, Ayşe İnce, Ahmet Şimşek, Cemile Ügücü, Metin Aktaş, Münevver Eroğlu, Safyata Taş, Semure Kulakçı ve Vedat Uçak’ı Seyhan ilçe Müftüsü Halil uzun’un şahsında kutlamak ve ayakta alkışlamak gerekir. Sevgi Oğuz ve arkadaşları Van depreminde mağdur olan ve Adana’ya geçici olarak gelen Adanalıların misafiri olan Van’lı kadınlar da düzenledikleri organizasyona davet ederek, Van’lı kadınlara yanınızdayız mesajını çok samimi olarak verdiler. Mas kebap sahibi Hüseyin Oğuz ve ekibide, bu mahteşem organizasyonun çok başarılı geçmesinde üzerlerine düşen tüm görevleri kusursuz yaptılar. Hüseyin Oğuz ve ekibini ayrıca yazacağım için bu muhteşem organizasyonun ev sahibi olan Sevgi Oğuz ve arkadaşlarını kutlayarak bu güzelliği noktalıyorum.
Bürokraside başarılı olmak için arkanda yüzde yüz güvendiğin ekibinizin olması gerekir. Bu gerçeği bilen Adana Valisi sayın Hüseyin Avni Coş, Adana valiliğinde kendine bağlı güven veren ekibini kurdu. Bakanlar kurulu kararıyla 2011 yılı ortasında Adana Valisi olarak ataması yapılan sayın Hüseyin Avni Coş, Adana’daki görevine başlamadan Aydın’da beraber çalıştığı kendi takımı kabul ettiği Aydın Vali yardımcısı M. Zeki Koçberber, Koruma Müdürü Bilal Yılmaz ve sorunları çözmede bir bilen kabul ettiği Abdullah Karabulut’un tayinlerini Adana’ya çıkarttırarak Adana’da birlikte göreve başlamaları, sayın Coş’un güven duyduğu ekibine sahip çıkarak Adana’ya gelmesi takdir edilecek bir uygulamadır. Sayın Coş’un yaptığı bu uygulamayı, her vali bey yapabilirmiye gelince bu uygulama pek kolay değil maalesef. Adana Valisi sayın Hüseyin Avni Coş’un atamaları yapan kuruluşlardaki itibarı, ekibiyle Adana’ya birlikte gelmelerini sağlamıştır, gelinen bu noktada Adana Valisi sayın Hüseyin Avni Coş’u kutlamak gerekir, helal olsun.
Sayın Coş’un Aydın’dan beraber getirdiği, M. Zeki Koçberber, valibeyin Adana’da olmadığı dönemlerde vali vekili olma şansı kimseye kaptırmadı. Her kamu görevlisinin gönlünde geçirdiği Adana İl Özel İdaresi genel sekreterliği koltuğuna hiç çaba harcamadan oturdu. Hayırlı olsun, aynı koltuğa vekaletten bakan Seyhan Kaymakamı İsmail Hakkı Develi, çok istemesine rağmen bazı kendini dahi tanımayanların haksız yersiz eleştirmeleri sonucu ataması imzadan dönmüştü. Nasip M. Zeki Koçberber’eymiş. Şimdi eğri oturalım doğruları yazalım. M. Zeki koçberber durup dururken Genel Sekreter koltuğuna oturmadı. Adana Valisi sayın Hüseyin Avni Coş’un duyduğu güven Koçberber’e genel sekreterlik görevini getirdi. Adana’da yeni olmasına rağmen M. Zeki Koçberber dostluğuna güvenilecek adam gibi adam. Huzursuzlukların yaşandığı Adana İl Özel İdaresine huzurun Koçberber ile geleceğine inanmalıyız. Adana’nın yatırım merkezi olan Özel idare kuruluşunda Koçberber dönemi resmen başlamıştır. Allah utandırmasın ve Adana’ya hayırlı etsin. Adana Valisi sayın Hüseyin Avni Coş’un beraberinde getirdiği Bilal Yılmaz’ı Adana’lılar daha önceden de tanırlar Bilal Yılmaz vali beyin koruma müdürlüğünü yapan genç, dinamik, dürüst pırıl pırıl bir emniyetçidir. Vali bey’de aynı görüşte olduğu için ben nereye sen oraya düşüncesiyle Adana’ya getirdiği bilinen bir gerçektir. Abdullah Karabulut ise, çok özel işler için Vali bey tarafından değerlendirilen bir Elazığ beyefendisidir. Sayın Coş’un özel görev verdiği her konuyu sorun yaratmadan çözebilecek bir yapıya sahip ve tam bir görev adamıdır. Vali beyin özel kalem müdürlüğüne getirdiği Vahdetti Sakallı ise bir Adana beyefendisidir, oturduğu koltuğu bilgi birikimiyle ve fiziki yapısıyla, nezaketiyle ve uzlaşmacı tavrıyla çok yakıştı demek, sadece bir hakkın teslimi olur.
Adana için bir büyük şans olan Adana Valisi sayın Hüseyin Avni Coş, Adana valiliğinde, şehit ve gazi işlemleri şube müdürlüğü kurarak, bu müdürlüğün başına Nesrin Bozpınar’ı getirmiş ve şehit ve gazileri devlet olarak bağrına basmıştır. Vali beyi başarı dileklerimizle kutluyoruz.
Adana müftüsü Arif Gökçe, Adana Esnaf Ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Kazım Barışık’ın ev sahipliğinde, basın mensuplarıyla bir araya geldi ve Ramazanoğlu Camii başta olmak üzere Adana Müftülüğü ilgilendiren konuları, kahvaltıya katılan basın mensuplarına açık seçik anlattı. Arif Gökçe Cuma günleri camilerde toplanan paraların gözde büyütülmemesini vurgulayarak, toplanan para toplamının 40 bin TL civarında olduğunu söyledi ve Ramazanoğlu Camiinin bitirilmesi konusunda Adanalıların gözü kulağı olan Adana basın mensuplarından destek istedi. Esasen, Ramazanoğlu Camii gibi kapsamlı projeye sahip Camiiler kolay kolay tamamlanamaz. Nitekim bugün yalnız Adana’nın değil, Türkiye’nin gururu olan Sabancı Merkez Camii’de , rahmetle andığım Adana eski İl Müftüsü İsmet Selim, Sabancı grubuyla anlaşma yapmamış olsaydı, bugün Adana da Ramazanoğlu Camiiyi değil, Merkez Camiiyi konuşuyor olurduk. İslamiyet’i bütün uzuvlarıyla yaşayan İslam Kardeşim, Cuma günleri camilerde para toplanmasını eleştirmektedir. Bunun nedeni, İslamiyet’e duyduğu derin saygıdır. Her Müslüman bilir ki, ibadet edilen yerler “Camiiler, mescitler” Müslümanların gönülden verdikleri bağışlarla yapılır tamamlanır ve ibate açılır. Bu çok önemli gerçeği göz ardı etmek, sadece camiiler de para toplanıyor yaygarasını yerli yersiz dile getiren küçük azınlığa hizmet etmek olur. Ramazanoğlu Camii için de başka camiiler için de hatta Cem evleri için de, hayır yapmaya koşan İslam Kardeşimden sürekli yardım istenmesi, bir kusur değil, tam tersine İslama yeni eserler kazandırılması noktasında çok önemlidir. Şayet Sayın Gökçe, camiilerden para toplanmasın dememiş olsaydı, bugün Ramazanoğlu Camii için en az iki yüz bin TL para harcamaya hazır olurdu. Sayın Gökçe’nin uygulamasını tenkit manası asla çıkarılmasın. Benim belirtmek istediğim İslami eserler kazandırmada İslama gitmek, yardım istemek en geçerli yoldur. Bugüne kadar böyle olmuştur, bundan sonra da böyle olacaktır. Adana İl Müftüsü Sayın Arif Gökçe, Adana’ya bir İl Müftülük binası kazandırmak istediğini de, basın mensuplarıyla paylaştı ve bu sene Kutlu Doğum Haftası etkinliklerinin 17 Nisan 2012 tarihinde 5 Ocak Stadyumunda Adana Valisi Sayın Avni Coş’un talimatları doğrultusunda, geniş katılımlı kutlanacağını ve bu kutsi törene Diyanet İşleri Başkanı Sayın Mehmet Görmez’in de katılacağı müjdesini verdi. Adana İl Müftüsü Sayın Gökçe, din görevlilerinin tamamen bugünün görünümünde giyindiklerini, televizyon programları yaptıklarını ve vatandaşlarla iç içe hizmet verdiklerinin bilinmesini istedi. Sayın Gökçe Adana’da din görevlilerinin artık halkın içine girdiklerini, imamların, vaizlerin, vaizelerin ve kuran öğreticilerinin halkla bütünleşerek, her kesime ulaşacaklarını altını çizerek söyledi. Sayın Gökçe’nin sabah kahvaltısı, tatlı sohbetlerle başladı ve öyle de bitti. Ev sahipliğini Adana’nın başpehlivanı Sayın Kazım Barışık’ın yaptığı sabah kahvaltısına, Çukurova Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sayın Cafer Esendemir, basın mensupları, İl Müftü Yardımcıları, Seyhan İlçe Müftüsü Sayın Halil Uzun, Yüreğir İlçe Müftüsü, İmam Hatipler ve İl Müftülüğü basın danışmanı Ahmet Tokdemir katıldı. Sonuç olarak söylenmesi gereken söz ise, İl Müftüsü Sayın Arif Gökçe, Adana basın mensuplarından tam not aldı.